Menu
FacebookTwitterLinkedInRSS Feed
Ötegezegende Bulut Olduğu Saptandı Ötegezegende Bulut Olduğu Saptandı

Ötegezegende Bulut Olduğu Saptandı

Jüpiter'den yaklaşık 1.5 kat büyük olan Kepler-7b uydusunun batı tarafında bulutlar varken doğu tarafında havanın açık olduğu bulundu.

Bizden binlerce ışık yılı uzaklıkta olan ve doğrudan göremediğimiz bir gezegende bulut yapısının olduğunu nasıl buluruz sorusunu yanıtlamak gerçekten çok güç. Kepler uydusunun ilk bulduğu ötegezegenlerden biri olan Kepler-7b uydusu, Çalgı takımyıldızında ve bizden 1000-1400 ışık yılı uzakta. Bu gezegenin en büyük özelliği ise çapı Jüpiter'in 1.6 katı yöresinde ama kütlesi Jüpiter'in yarısı kadar (0.44). Dolayısıyla yoğunluğu çok düşük, 0.14 gr cm-3. Fiziksel özellikleri ile tipik bir sıcak-jüpiter türü bir ötegezegen.

Otegezegende-Bulut-2

Kepler uydusu. Bugün yaşadığı teknik bir sorundan dolayı 156 000 yıldızı gözleyemeyen Kepler uydusu binlerce ötegezegen bulmuştur. Kepler-7b ilk bulunanlardandı.

Kepler uydusu. Bugün yaşadığı teknik bir sorundan dolayı 156 000 yıldızı gözleyemeyen Kepler uydusu binlerce ötegezegen bulmuştur. Kepler-7b ilk bulunanlardandı.

Güneşe benzer bir yıldız çevresinde dolanan bu ötegezegen yörüngesini sadece 4.886 dünya gününde tamamlıyor. Yani yıldızına çok yakın, yerin güneşine olan uzaklığının sadece yüzde altısı kadar (8.9 milyon km). Bir özelliği daha var yüzeyindeki sıcaklık 800-1000 derece arasında. Halbuki yıldızına bu kadar yakın olan ötegezegenlerde sıcaklığın çok daha fazla olması gerekir.

Otegezegende-Bulut-3

Kepler uydusunun bulduğu ilk ötegezegenlerin yarıçaplarının güneş sisteminde ki Jüpiter, Neptün ve Dünya ile karşılaştırılması. Ötegezenin üzerinde adı altında ise yer yarıçapı cinsinden büyüklüğü verilmiştir.

Kepler uydusunun bulduğu ilk ötegezegenlerin yarıçaplarının güneş sisteminde ki Jüpiter, Neptün ve Dünya ile karşılaştırılması. Ötegezenin üzerinde adı altında ise yer yarıçapı cinsinden büyüklüğü verilmiştir.

Kepler uydudu uzun süre bu yıldızı gözledi ve ötegezegenin yıldızın önünden geçtiğini saptadı ama evreye göre çizilen ışık eğrisinde bir başka özellik vardı. Bu özelliği yazmadan önce evreye göre ışık eğrisi demek yıldızın çevresinde dolanan ötegezegenin dönemi bilindiğinde gözlenen ışık eğrisi o dönemlere bölünerek üst üste getirmek demektir. Ötegezegen yıldızın önünden geçerken tam ortaya geldiğinde 0 evresi gerçekleşir. 0.5 evresinde ise bu kez yıldız ötegezegeni örter.

Otegezegende-Bulut-4

Üstteki fotoğrafta Kepler uydusunun Kepler-7b gözlemlerini görüyorsunuz. Yaklaşık 55 günde bir gelen fotonlarda azalma görülüyor. İşte bu dönemsel değişim yıldızın önünden bir gezegenin geçtiğinin tipik kanıtı. Alttaki şekilde ise gözlemlerin döneme göre katlanmış halini görüyorsunuz. Geçiş tam 0 evresinde olacak şekilde bu ışık eğrisi elde edilir.

Üstteki fotoğrafta Kepler uydusunun Kepler-7b gözlemlerini görüyorsunuz. Yaklaşık 55 günde bir gelen fotonlarda azalma görülüyor. İşte bu dönemsel değişim yıldızın önünden bir gezegenin geçtiğinin tipik kanıtı. Alttaki şekilde ise gözlemlerin döneme göre katlanmış halini görüyorsunuz. Geçiş tam 0 evresinde olacak şekilde bu ışık eğrisi elde edilir.

Tüm ışık eğrisine bakıldığında ötegezegen yıldızın arkasına geçerken sistemden gelen ışıkta bir artma vardı. Yıldızın önünden geçerken bir ötegezegenin gece tarafını yani karanlık tarafını görürüz ama ötegezegen yıldızın arkasına geçerken gündüz kesimini görürüz. Demek ki ötegezegen yıkdızdan aldığı ışığı bize geri yansıtıyordu. Aynı dolunayda olduğu gibi. Bu olguyu açıklamak için bilim insanları başta ötegezegenin bir yüzeyinde sıcak bir leke olduğunu ileri sürdüler.

Otegezegende-Bulut-5

0.5 evresinde ise bu kez yıldız ötegezegeni örter. Gözümüzün algıladığı ışıkta gözlem yapan Kepler uydusu bu örtme olayını saptayacak ölçüde duyarlıdır. Dikkat edilirse bu evrede gelen fotonların sadece 10 000 de 5'i gelmiyor.

0.5 evresinde ise bu kez yıldız ötegezegeni örter. Gözümüzün algıladığı ışıkta gözlem yapan Kepler uydusu bu örtme olayını saptayacak ölçüde duyarlıdır. Dikkat edilirse bu evrede gelen fotonların sadece 10 000 de 5'i gelmiyor.

Üç sene boyunca gözlenen bu sistemi daha sonra NASA'nın Spitzer uydusu da kırmızıöte bölgede gözledi. Bu dalgaboyunda gözlem yapan Spitzer gezegenin batı tarafının(~0.4 evresi) soğuk, doğu tarafının (~0.6 evresi) ise sıcak olduğunu buldu. Işık eğrisinin dikkatli incelenmesi sonucu batı tarafından daha çok ışık yansıttığı da biliniyordu. Yeryüzündeki beyaz bulutların da yansıtma güçleri ile aynı olduğu bulundu. Yaklaşık üzerine düşen yıldız ışığının yüzde 30-35'ini yansıtmaktaydı.

Otegezegende-Bulut-6

Geçiş bölgesi (0.0 evresi) çıkarılmış ama tüm sistemi kapsayan ışık eğrisi incelendiğinde örtmenin sağ tarafında daha çok ışık geliyor, sol tarafında ise daha az. İşte bu durum ötegezegenin batı tarafında yüksek beyaz bulutların varlığını gösteriyor.

Geçiş bölgesi (0.0 evresi) çıkarılmış ama tüm sistemi kapsayan ışık eğrisi incelendiğinde örtmenin sağ tarafında daha çok ışık geliyor, sol tarafında ise daha az. İşte bu durum ötegezegenin batı tarafında yüksek beyaz bulutların varlığını gösteriyor.

Bu verilerden çıkan sonuç ötegezegen hem yıldızı çevresinde dolanırken hem de kendi ekseni çevresinde dönreken batı tarafında çok yüksek beyaz bulutların sürekli kaldığını ama doğu tarafında ise havanın açık olduğudur. Spitzer'in yüzeye yakın daha sıcak bölgeleri gözlediğini ve çok yüksek bulutlarda sıcaklığın az, ötegezegenin yüzeyine indikçe sıcaklığın arttığı sonucuna vardılar. Burada tek sorgulanan nokta ötegezegen çevresinde dönerken bulutların neden aynı tarafta kaldığıdır.

Otegezegende-Bulut-7

Bu şekilde Spitzer uydusunun kıtmızıöte iki ayrı bantda yaptığı gözlemler görülmektedir. Spitzer örtme olayını göremez ama sanki varmış gibi kesikli çizgi ile örtme anı gösterilmiştir. Soldaki şekile bakılırsa örtmenin soluna doğru ışınımın arttığını görebiliriz.

Bu şekilde Spitzer uydusunun kıtmızıöte iki ayrı bantda yaptığı gözlemler görülmektedir. Spitzer örtme olayını göremez ama sanki varmış gibi kesikli çizgi ile örtme anı gösterilmiştir. Soldaki şekile bakılırsa örtmenin soluna doğru ışınımın arttığını görebiliriz.

Evet binlerce ışık yılı uzaklıkta gözümüzle göremediğimiz varlığını sadece dolaylı olarak öğrendiğimiz bir gezegende bugün hangi boylamlarda havanın nasıl olduğunu bilimsel bir yöntemle kanıtlayabiliyoruz. İşte insanda merak uyandıran bilim bu olsa gerek. Öğrencilerimize gezegenin batı veya doğu tarafını nasıl saptadığımızı da şekil üzerinde öğretmeliyiz.

yukarı çık